Advertisements

Atatürk,İran şahı ve İngiliz büyükelçinin poker oyunu

Advertisements
Advertisements

Rıza Şah, 1934’deki Türkiye ziyaretinin Ankara’daki bölümünde, kendisi şerefine yapılan resmi davetlere karşı, İran Büyükelçiliğinde Atatürk şerefine bir ziyafet veriyor. Yemekten sonra Atatürk’le sohbet ederken, söz oğlu Muhammed Rıza’dan açılıyor. Muhammed Rıza o sırada 16 yaşında. İsviçre’de lisede okuyor. Şah, onu özlediğini, ayrılığın kendisine zor geldiğini söylüyor.


Atatürk de Başyaverinden onunla bir telefon bağlantısı kurmayı denemesini istiyor. O zamanın telefon bağlanması imkanları malum.. Bazen günlerce beklenmesi bile gerekebiliyor.. Ama Başyaver, devletin imkanlarını seferber ettirip o işi 10 dakikada başarıyor. Şah oğluyla konuşuyor. Bundan çok memnun oluyor. Daveti uzattıkça uzatıyor..
Bunun üzerine Atatürk, kısa bir poker oyunu kurulmasını öneriyor. Davette, o zamanki dünya politikasında İran üzerinde nüfuzu büyük olan, Türkiye ile de ilişkilerini geliştirmek isteyen İngiltere’nin Ankara’daki büyükelçisi Sir Percy Loraine var.. O da öneriyi destekleyince, masa kuruluyor.. Atatürk, solunda Şah, sağında büyükelçi, Şah’ın yanında Başbakan İnönü, onun da yanında Dışişleri Bakanı Saraçoğlu. Beş kişilik bir poker… Fahrettin Paşa da “yancı” !.. Ayakta oyunu seyrediyor..
Uzatmayalım, bir ara ortada epey bir fiş birikiyor.. Ata, kağıtlarına şöyle bir bakıyor, “pas” diyor.. Sonra soluna dönüp Şah’ın eline bakıyor. Şah, elindeki iki yediliyi gösterip, “kaçmak lazım değil mi ?” diyor. Atatürk de, “Haydi ortak girelim” diyor. Diğerleri çekiliyorlar..
Büyükelçi kağıt istemiyor, Ata-Şah ortaklığı (!) ise üç kart istiyor.. İngiliz Büyükelçi “bob” diyor.. Atatürk ve Rıza Şah, gelen üç kağıdı yavaş yavaş açıyorlar ve iki yediliyi gören Atatürk, “rest” diyor.. İngiliz ise, başını sallıyor ve, “Hayır,” diyor, “iki büyük hükümdar blöf yapmaz, siz kareyi buldunuz..” Sonra da kağıtlarını açıyor : 3 As, 2 Rua.. Atatürk de elini açıyor : Kare 7 …
Atatürk fişleri Şah’ın önüne çektikten sonra, Fransızca olarak Büyükelçiye şöyle diyor :
“Ekselans anlayışınızı takdirle tebrik ederim. Görüyorsunuz ya, biz Şehinşah hazretleri ile birleşince şans bize nasıl gülüyor. Eğer siz de bizimle olursanız ne büyük kuvvet oluruz..”
(SIR PERCY LORAINE, ” Atatürk’ün Ardından”)
ALTAN ÖYMEN, “…Ve İhtilal”)

Advertisements

Bir Cevap Yazın