Advertisements

En Sade Doğrular mı? Yoksa Rengarenk Yalanlar mı?

Advertisements
Advertisements

Bir zamanlar, Uzak Doğuda, artık yaşlandığını ve yerine geçecek birini seçmesi gerektiğini düşünen bir İmparator varmış. Yardımcılarından ya da çocuklarından birini seçmek yerine, kendi yerine geçecek kişiyi değişik bir yolla seçmeye karar vermiş.

Bir gün ülkesindeki tüm gençleri çağırmış ve:

  • Artık tahttan inip bir imparator seçme vakti geldi. Sizlerden birini seçmeye karar verdim.

Gençler şaşırmışlar, ancak O konuşmasını sürdürmüş:

  • Bugün hepinize birer tohum vereceğim. Bir tek tohum… Ama güzel bir tohum. Evlerinize gidip onu ekmenizi, sulayıp büyütmenizi istiyorum. Tam bir yıl sonra büyüttüğünüz o tohumla buraya geleceksiniz. Yetiştirdiğiniz o tohuma göre değerlendirip birinizi İmparator seçeceğim.

Saraya çağrılan gençlerin arasında Alper adında biri de varmış. O da diğerleri gibi tohumunu almış. Evine gidip heyecanla olayı annesine anlatmış. Annesi bir saksı ve biraz kaliteli toprak bulup, onun tohumunu ekmesine yardım etmiş. Sonra birlikte dikkatlice sulamışlar. Her gün sulayıp büyümesini bekliyorlarmış.

Yeterince zaman geçtikten sonra diğer gençler tohumlarının ne kadar büyüdüğünü anlatırken, Alper hayal kırıklığı içinde kendi tohumunda hiçbir değişiklik olmadığını görüyormuş. Üç hafta, dört hafta, beş hafta geçmiş. Hala hiçbir gelişme yokmuş.

Diğerleri yetişen bitkilerden söz ederken Alper çok üzülüyormuş. İmparatorun beceriksiz sanmasından çok endişeleniyormuş. Arkadaşlarına da hiç bir şey demiyor, sabırla bekliyormuş. Sonunda bir yıl bitmiş ve gençlerin yetiştirdikleri bitkileri imparatorun huzuruna götürecekleri gün gelip çatmış.

Alper, annesine boş saksıyı götüremeyeceğini söyleyince annesi ona cesaret verip, saksısını götürüp dürüst bir şekilde olanları imparatora anlatmasını istemiş. Alper, pek istemese de annesinin sözünü tutmuş ve boş saksıyla saraya gitmiş.

Saraya varınca arkadaşlarının yetiştirdiği bitkilerin güzellikleri karşısında şaşırmış. Sonra imparator gelmiş ve tüm gençleri selamlamış. Alper arkalarda bir yerlere saklanmaya çalışıyormuş.

  • Ne büyük bitkiler, çiçekler ve ağaçlar yetiştirmişsiniz. Bugün biriniz İmparator olacak.

Aniden arkada elinde boş saksıyla Alper’i fark etmiş. Hemen muhafızlarına ön tarafa getirmelerini emretmiş.

Alper çok korkmuş, “Sanırım beceriksizliğinden dolayı beni öldürebilir” demiş.

Alper ön tarafa gelince imparator adını sormuş:

  • Adım Alper…

Diğer gençler gülüp alay etmeye başlamışlar. Ama imparator susturmuş. Alper´in elindeki saksıya dikkatli bakıp kalabalığa doğru dönmüş:

  • Yeni imparatorunuzu selamlayın. Adı Alper demiş.

Alper inanmamış, çünkü tohumu yeşermemiş bile… Nasıl imparator olacak…

İmparator devam etmiş:

  • Bir yıl önce burada herkese bir tohum verdim, siz ekip sulayıp bir yıl sonra getirecektiniz. Ama hepinize “kaynamış tohum” vermiştim. Asla büyüyemeyecek tohumlar. Alper’in dışında herkes ağaçlar, bitkiler ve çiçekler getirdi. Çünkü tohumun büyümediğini fark edince hepiniz onu bir başka tohumla değiştirdiniz. Sadece Alper içinde benim verdiğim tohum olan boş saksıyı getirme cesaretini ve dürüstlüğünü gösterdi. Beklediği olmayınca ümitsizliğe kapılsa da dürüstlükten vazgeçmedi.

Onun için yeni imparatorunuz O olacak!

Advertisements

Bir Cevap Yazın