Advertisements

Fillere fısıldayan adam : Lawrence Anthony

Advertisements
Advertisements

Güney Afrikalı muhafazakar Lawrence Anthony nesli tükenmekte olan vahşi hayvanları kurtarmak için çalıştı. Travma geçirmiş fillerle iletişim kurabilme ve onları iyileştirebilme yetenekleri ile tanınıyordu. Fillere fısıldayan adam olarak bilinirdi. Güney Afrika’da KwaZulu Natal’da 5000 dönümlük Thula Thula Reserve isimli araziyi satın aldı.


Anthony sigortacılık ve emlak konusunda çalışmıştı ama ruhu her zaman çocukluğunun geçtiği çalılıklarda, ormandaydı.

1990’ların ortalarında iş dünyasını terk etti ve KwaZulu Natal eyaletinde özel bir arazi satın aldı. Ona, Zulu dilinde barış ve huzur anlamına gelen Thula Thula adını verdi. Arazi yaklaşık 200 km kuzeyinde Durban ve bir zamanlar Zulu milletin kurucusu olan Kral Shaka’nın avlandığı yerdi.

1999 yılında konservatisyenle temasa geçti ve yedi zahmetli “haydut” filin sürüsüne ev sahipliği yapıp yapamayacağını sordu. Thula Thula’da filler bulundurmayı planlamamıştı, ancak onlar için güvenli bir kutsal alan bulunamazsa hayvanların vurulacağını biliyordu.

Onları aldı ve onları sakinleştirmeye çalıştı. Dişi, büyük ayaklı 6 tonluk bir hayvanda istemediğiniz iki şey vardır “Öfke ve korku”. Dikkatini Nana adını verdiği bir fil olan sürünün dişi liderine odakladı.

2009’da, Sydney Morning Herald’dan Joanna Moorhead’e şu sözlerle anlattı : “Çite aşağı inerdim ve Nana’ya burdan ayrılmaması için yalvarırdım. İngilizce anlamadığını biliyordum, ama sesimin ve vücut dilimin sesini anladığını düşünüyordum. Ve Nana bir sabah, çitleri kırmaya çalışmak yerine orada durdu. Sonra bana doğru dönerek oturdu. Bana dokunmak istediğini biliyordum. Bu bir dönüm noktasıydı. ”

Çok geçmeden, yayladan çıkarılan fil sürüleri Anthony’nin arazisine içine bırakıldı ve Lawrence Anthony sonsuza dek takma adı olan “Fillere Fısıldayan Adam” ünvanını aldı.

Tüm bunları, zooloji, biyoloji veya başka bir disiplin içinde herhangi eğitim almadan yaptı.

Fillerin Yas Tutması
Lawrence Anthony, yerli vahşi yaşamı koruma ve yerel Zulu halkını sürece dahil etme konusundaki çalışmalarına devam etti.

Sonra ki yıllar boyunca yaban hayatını koruma tutkusunu sürdürecekti, ama olmadı. 2 Mart 2012’de geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Ancak sonrasında olağanüstü bir şey oldu.

Thula Thula’da yaşayan iki sürü, Anthony’nin yaşadığı eve 12 saat boyunca yürüdü. Görünüşe göre insan arkadaşlarının ölümüne üzülerek yas tutmak için yola çıkmışlardı. İki gün boyunca evin etrafında kaldılar. Sonra, tekrar çalılıklara doğru kayboldular.

Kimse fillerin Lawrence Anthony’nin nasıl öldüğünü bilmediğini bilmiyor. Şaşırtıcı bir şekilde, 2014 yılında Thula Thula Reserve’e göre, “Filler Lawrence’ı yas tutmak için üst üste 3 yıl aynı gün aynı zamanda tekrar Anthony’nin evine geldiler.”

Anthony Lawrence’ın eşi, Francoise Malby Anthony araizde ki vahşi yaşamın korunması çalışmalarına devam ediyor. O ve çalışanı filler, zürafalar, gergedanlar, leoparlar, mandalar, timsahlar, kudus ve birçok kuşa bakıyorlar.

Arazi aynı zamanda turizm tatil yeri olarak işletilmektedir. Ziyaretçiler bu vahşi yaşama adanan arazide, iki loca, Fil Safarisi Locası ve Lüks Çadır Kampında konaklayabiliyorlar. Yemekleri da oldukça güzeldir.

Advertisements

Bir Cevap Yazın