Advertisements

John Steinbeck – Fareler ve İnsanlar

Advertisements
Kimsesi yoksa delirir insan
Advertisements
John Steinbeck – Fareler ve İnsanlar Adlı Kitabından En Anlamlı Alıntılar ve Sözler

” Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnanın bana, insan fazla yalnız kaldı mı, hastalanır.”

İnsanın öldüğünde, arkasından ağlayacağı bir dostunun olmaması ne fena.

… hep zaten olmayan şeyleri ister senin canın…

”Biz onlara benzemeyiz. Niye mi? Çünkü, çünkü yanımda sen varsın, beni kollarsın, senin için de ben varım. Niyesi bu işte…”

“İnsan olmak kolay değildir, hele ki ‘insanca’ yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa!”

İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi biri olmadığını görüyorsun.

“Neden öldün ki hemen? Fare kadar küçük de değildin.”

“O kadar çok anlattırdı ki, ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye umut etmeye başladım.”

İnsanlarla arasına belli bir mesafe koyardı ve onlardan da bu mesafeye saygı göstermelerini beklerdi

Farkına varamadığımız her şey, bizim en büyük hatamız olmaya mahkumdu.

Şimdiye kadar kimsenin bir başkası için sıkıntıya düştüğünü görmedim.

Gece burada tek başına bir adam düşün, işte ya kitap okuyor ya da bir şeyler düşünüp öylece oturuyor. Bazen düşüncelerini birine söylemek ister doğru mu yanlış mı diye ama kimsesi yoktur işte. Bir şey görünce bile onu gördüğünden tam emin olamaz gösterecek kimsesi olmadığından.

“Zekası biraz kıttır ama kesinlikle deli değildir.”

Hep kötü şeyler yaptı şimdiye kadar, ama hiçbirini bilerek, kötülük olsun diye yapmadı.

Beni yanında istemiyorsan söyle yeter. Ben de tam şuradaki tepelerden birine çıkarım…

Kim istemez ki kendisine ait bir toprağı, bir evi olsun. İçinde dilediğin gibi yaşarsın. Kuru ekmek bile yesen, dert değil.

biz ikimiz hep birbirimizin yanındayız, işte böylece bizi düşünen biri var bu dünyada.

”Ona iş ver, hemen halleder. Yalnız aklını çalıştırması gerektiren bir şey istemeyeceksin ondan. Ne yapması gerektiğine kendi kendine karar veremez ama çok iyi emir alır,” dedi George gururla.

Lennie: “Öyle küçüktü ki,” dedi. “Beraber oynuyorduk. Beni yalancıktan ısıracak oldu. Ben de yalancıktan döveyim dedim. Ölüverdi

“Ama işte biriyle birlikte gezmeye alışıyor insan, sonra da onsuz yapamıyor.”

“Biri sizin için kötü bir şey söyleyecek diye hepinizin ödü kopuyor.”

Ağlamaya başladı.”Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır.”

Kendini benim yerime koysana. İnsanlarla konuşman yasak olsa ne yapardın?

… herbirinin kafasının içinde küçük bir toprak parçası vardır. Fakat hiçbiri ona sahip olamaz.Tıpkı herkesin cennete gitmek istediği gibi…

Neyimiz var, neyimiz yok biz biliriz, siz bilmişsiniz, bilmemişsiniz, umurumuzda değil.

Biri anlatır, öteki duymaz veya anlamazsa kulak asma, hepsi boştur. Asıl mesele, insanın konuşması, ya da dilini tutup bir köşede oturması.

Biz başkaları gibi değiliz. Biz birbirimizi koruruz.

Uzun yaşamak isteyen kimse, başkalarının işlerine burnunu sokmamalı.

“Bazen aklına bir şey takılır, akıl danışabilecek kimseler yoktur.”

Eğer istemiyorsan, söyle yeter. Şu karşı dağlara çıkarım ben de, taa şu tepelere… Tek başıma yaşar giderim. Böylece farelerimi benden çalan da olmaz.

“…Ama biz başkayız! Niye başkayız? Çünkü… Çünkü sen bana bakarsın, ben de sana bakarım da ondan.”

Pek konuşmaz ama çalışmaya gelince üstüne yoktur. Boğa gibi güçlüdür …

Orada her zaman iskambil oynarlar, ama ben oynamam, çünkü ben zenciyim. Leş gibi kokarmışım. Ben sana bir şey söyleyeyim mi, asıl siz leş gibi korkuyorsunuz.”

Tanrım yalnız olsaydım ne kadar rahat bir hayatım olurdu benim.

Yine anlatacağım ve sen yine unutacaksın… Sen unutacaksın ben anlatacağım; başka işimiz ne?

“Yol arkadaşlığı yapan o kadar az ki,” dedi düşüncelere dalarak. “Nedenini bilmiyorum. Belki de kahrolası dünyada herkes birbirinden korkuyor.”

Lennie cevap verdi:”Elimden geleni yaptım Clara Teyze.Gerçekten yaptım.Hep iyi olmaya çalıştım.Ama olmadı işte.”

Erkeklerle ilgili o içi boş düşüncelerini de kendine sakla. Öyle kuş beyinlisin ki bizim aylak serserilerden olmadığımızı göremiyorsun…

“Angaryayı biz çekiyoruz, kaynağını başkaları yiyor.”

Bir laf edecek olsam zenciyim diye kimse bana kulak asmaz.

“Bazan ister istemez yaptığımız şeyler vardır.”

‘Unuttum’ dedi Lennie usulca. ‘Ama unutmamak için çok uğraştım. Tanrı şahittir ki uğraştım Lennie.’

Cennete gitmek gibi bir şeydir arazi alma hayali de. Herkes küçük bir toprak ister. Ben bir sürü kitap okudum burada. Cennete giden olmamıştır, arazi alan da. Bu kafalarında gezip duran bir hayaldir sadece.

Ölseler arkalarından ağlayacak yakınları yoktur. Paraları bitince başka bir çiftliğe gider; iş ararlar. Yarınlarından umdukları hiçbir şeyleri yoktur…

“Belki de şu koca dünyada herkes birbirinden korkuyor…”

-Ne bileyim. Başkası için bu kadar uğraşan insana şimdiye kadar hiç rastlamadım da…

Kendisine ait olsun yeter.Ekip biçerek hayatını sürdürebileceği,kimsenin onu birgün kapı dışarı etmeyeceği bir toprak.

Ben kötü adamı bir kilometre öteden tanırım.

“‘Suratları asık gezerler ki kimseyle konuşmak zorunda kalmasınlar.”‘

Bir şey söyleyecek olsam kimse ciddiye almaz beni, zencinin lafı deyip güler geçerler.

-“Ne düşünüyorum biliyor musun? Bence Curley tam bir sürtükle evlenmiş”
-“Bunu yapan ilk erkek o degil ki, böylelerinden çok var.”

-Ölü bir fareyi ne yapacaktın? diye sordu.
-Yolda yürürken başparmağımla okşayacaktım.

“Olayların hiçbirini hatırlamıyorsun ama ağzımdan çıkan hiçbir lafı da unutmuyorsun.”

Ateşe başka dal atma artık. Bırak kendiliğinden sönsün.”

“Ama Goerge. Kimseye zarar vermek istemediğimi sen de biliyorsun. İnsanlar hep beni yanlış anlıyorlar…”

Bazen zaman geçmek bilmez, bir dakika bir asır gibi uzar

Hepimiz hayalleri olan varlıklarız. Bazen gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz halde yorulmadan hayaller kurmaya devam ederiz. Fakat zaten hayalin kelime anlamına baktığımızda da: “Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey.” olarak bir açıklama görürüz. Biz canlı varlıklar, gerçekleşmesini özlediğimiz şeylerin hayalini kurarız.

“İyi bir insan olmak için akıllı olmak yetmiyor.”

“Kitaplar bir halta yaramaz. İnsanın birine ihtiyacı vardır, birine yakın olmak ister.” İnler gibi devam etti. “Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnanın bana, insan fazla yalnız kaldı mı, hastalanır.”

Bir an için zenci olduğumu unutup, kendimi insan yerine koydum.

” fareler ve insanlar hiçbir zaman hayallerini gerçekleştiremezler…”

Advertisements

Bir Cevap Yazın