Bülbülün Gizli Zaafı: Vişne Likörü

Vay be!Mart 10, 202593 Views

Bülbüller sanıldığı gibi sadece aşkın ve baharın sesi değildir; içkiye de hiç azımsanmayacak bir düşkünlükleri vardır. Elbette bunu laboratuvarlar değil, zamanın ötesinden gelen gözlemleriyle Zağralı Hacı Fatma Hanım fark etmiştir – yani ünlü tarihçi Reşat Ekrem Koçu’nun vakur annesi.

Fatma Hanım, Göztepe’deki evinin bahçesinde günlerce dürbünüyle beklemiş, sabırla gözlemiş ve sonunda büyük bir sırrı çözmüştür: Bülbül, sabah sabah vişne ağacına uğrar; yirmi otuz kadar vişneyi gagasıyla hafiften yaralayıp usulca uzaklaşır. Lakin bu ilk ziyareti sabah mahmurluğu gibidir — asıl eğlence akşama saklıdır.


Gün batımıyla birlikte aynı ağaca yeniden konar küçük müzisyen. Çünkü sabah deştiği vişnelerin ucunda biriken meyve suyu, güneşin altında mayalanarak hafif bir içkiye, adeta doğanın kendi elleriyle hazırladığı bir liköre dönüşmüştür. Bülbül o vişnelerden birkaç yudum içince bir silkelenir, sonra başlar kendine has külhani ıslıklarla geceyi şenlendirmeye. Vişne kadehleri beşi altıyı bulduğunda, sesi uzar da uzar. Gece karanlığı onu görünmez kılsa da sesi ağaçtan dökülür de dökülür.

Ve işte tan yerinin ağarmasına kadar devam eder bu nevi şahsına münhasır meyhanecilik. Lakin vişne bitti mi, sıra duta gelir. Ama dutun mayası tutmaz. Ne kadar gagalanırsa gagalansın, bülbülün keyfine göre bir içki çıkmaz ondan. İşte o zaman susar garip kuş. Gönlünce içemediği için, gönlünce de ötmez artık. O yüzdendir ki ağzını bıçak açmayanlara “dut yemiş bülbül gibi” denir.

Sözün özü, bülbül içkisini bulamazsa, nağmesini de esirger.

0 Votes: 0 Upvotes, 0 Downvotes (0 Points)

Advertisement

Leave a reply

Previous Post

Next Post

Kahve Ismarla

Follow
Search
Loading

Signing-in 3 seconds...

Signing-up 3 seconds...