
Trump'ın kripto desteğiyle altın ve Bitcoin karşılaştırması. Altın hisse düşüşlerinde, Bitcoin tahvil stresinde nasıl performans gösteriyor? Portföy çeşitlendirmesi için uzman görüşleri.
#Bitcoin
ABD Başkanı Trump’ın kripto paralara yönelik destekleyici tutumu göz önüne alındığında, bazı yatırımcılar altının dünya çapında en çok tercih edilen risk azaltıcı varlık statüsünün son bulup bulmayacağını sorguluyor. Bitwise Asset Management’in Avrupa araştırma başkanı André Dragosch, bu seçimlerin o kadar basit olmadığını belirtiyor. Dragosch, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, altının hisse senedi piyasalarındaki kayıplara karşı koruma sağlamada hala en iyi seçenek olduğunu, Bitcoin’in ise tahvil piyasalarındaki streslere karşı giderek daha fazla bir denge unsuru işlevi gördüğünü ifade ediyor.
Bu durum, tarihi verilere dayanıyor. Hisse senetleri düşüş gösterdiğinde yatırımcılar genellikle altına yönelirler ve bu durum onlarca yıllık piyasa verileriyle destekleniyor. Altının S&P 500 ile uzun vadeli korelasyonu sıfıra yakınken, piyasa stres dönemlerinde genellikle negatif seviyelere düşüyor. Örneğin, 2022’deki düşüş piyasasında altın fiyatları %5 artarken S&P 500 yaklaşık %20 değer kaybetti. Bu durum, altının klasik bir “güvenli liman” olarak kabul edilmesinin nedenini açıkça gösteriyor. Bitcoin ise hisse senedi paniklerinde genellikle zorlanmıştır. 2022’de teknoloji hisseleriyle birlikte %60’ın üzerinde bir düşüş yaşamıştır. Ancak ABD hazine bonolarıyla ilişkisi daha ilginçtir. Birçok çalışma, Bitcoin’in hükümet tahvilleriyle düşük veya hafif negatif bir korelasyona sahip olduğunu belirtiyor. Bu, tahvil fiyatları düştüğünde ve getiri oranları yükseldiğinde (örneğin, 2023’te ABD borç ve açık endişeleri nedeniyle), Bitcoin’in bazen altından daha iyi performans gösterdiği anlamına gelir.
Dragosch’un çıkarımı, yatırımcıların birini diğerine tercih etmeleri gerekmediğidir. Her ikisi de farklı roller üstlenir. Altın, hisse senetleri dalgalandığında daha iyi bir risk azaltıcıdır, Bitcoin ise tahvil piyasaları yükselen faiz oranları veya mali kaygılar nedeniyle baskı altında olduğunda portföylere yardımcı olabilir.
Bu yılki durum, bu ayrımı açıkça göstermiştir. 31 Ağustos itibarıyla altın, World Gold Council verilerine göre %30’dan fazla değer kazandı. Bu yükseliş, tarifeler, yavaşlayan büyüme ve siyasi risklerle bağlantılı hisse senedi volatilite dönemlerinde artan talebi yansıtıyor. Bitcoin ise bu yıl yaklaşık %16,46 kazanç sağladı. Bu, 10 yıllık ABD hazine bonolarının yaklaşık %7,33 düşüş gösterdiği göz önüne alındığında dikkate değer bir performans. S&P 500 ise CNBC verilerine göre 2025’te yaklaşık %10 değer kazandı. Farklı performanslar, Dragosch’un temel hipotezini destekliyor: altın hisse senedi endişelerinden en çok faydalanırken, Bitcoin tahvil piyasaları dalgalandığında değerini koruyor.
Bu sadece Dragosch’un kişisel görüşü değil. Bitwise’ın bu yılın başlarında yayınladığı bir araştırma raporu, altının hisse senedi düşüşlerine karşı güvenilir bir risk azaltıcı olduğunu, Bitcoin’in ise kurtarma dönemlerinde daha güçlü getiri sağladığını ve ABD hazine bonolarıyla daha düşük bir korelasyona sahip olduğunu belirtmişti. Rapor, her iki varlığı da tutmanın portföy çeşitlendirmesini artırabileceğini ve risk-getiri oranlarını optimize edebileceğini sonucuna varmıştı.
Ancak, korelasyonlar statik değildir. Spot ETF’lere büyük nakit girişleri sayesinde Bitcoin’in hisse senetleriyle olan bağlantısı 2025’te güçlenmiştir. Bu durum, BTC’nin tahvil risk azaltıcılığına ilişkin “saflığını” azaltarak daha çok geleneksel bir risk varlığı gibi işlem görmesine neden oluyor. Kısa vadeli şoklar da durumu karmaşık hale getirebilir. Düzenleyici sürprizler, likidite sıkışmaları veya makroekonomik şoklar hem altı hem de Bitcoin’i aynı yönde hareket ettirerek risk azaltıcı olarak kullanımlarını sınırlayabilir. Dragosch’un temel kuralı, bir garanti değil, bir yaklaşım niteliğindedir.
Sonuç olarak, Trump’ın kripto paralara yönelik destekleyici tutumu provokatif bir soru ortaya koyuyor: Altını tamamen bırakıp Bitcoin’e yönelme zamanı mı geldi? Dragosch’un cevabı, yıllarca süren verilere dayanarak hayır. Altın, hisse senetleri düştüğünde hala en iyi işlevi görürken, Bitcoin tahviller baskı altında olduğunda koruma sağlayabilir. Yatırımcılar için ders, bir varlığı diğerine tercih etmek değil, farklı riskleri azaltıcı olduklarını anlamak ve her ikisini de kullanmanın daha akıllıca bir yaklaşım olabileceğini fark etmektir.
Yönlendirme, kafa karıştırma yok. VIP üyelik, Ultra VIP üyelik hiç yok..
Haber direkt size gelsin. Kripto para piyasalarını, profesyonel yorumları ve en son haberleri almak için :
duokripto (telegram grubu)