İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Balık yağı yaşam iksirimi?

Balık yağı yaşam iksiri! – Milliyet.com.tr:

Balık yağı yaşam iksiri!

Modern beslenme tarzı, yağı hayatımızdan neredeyse tamamen çıkardı. Oysa yağlar, cinsiyet hormonlarının sentezlenmesini, büyümeyi ve gelişmeyi sağlıyor. Özellikle balık yağı gerçek bir yaşam iksiri!

Ortaçağ ’da yoksulların en büyük hayali ‘biraz yağ yiyebilmek’miş. Bazı ilkel kabileler, doğurma çağına gelen genç kızlarını yağlı etle beslermiş. Çocukların pembe yanaklı ve sağlıklı olmasına süt kaymağının yardım ettiği de bilinir. Fakat günümüzde hemen hemen bütün beslenme uzmanları yağları yasaklıyor. “Et, süt, yoğurt ve peynirin yağsızını alın. Tereyağ yemeyin” diyorlar.

Yağ, büyümeyi destekliyor

Prof. Dr. Ahmet Aydın, Hayy Kitap’tan çıkan ‘Taş Devri Diyeti’ adlı kitabında yağların beslememizde çok önemli bir rolü olduğunu söylüyor: “Yağlar, sadece yüksek bir enerji kaynağı değil; birçok hormon, hormon benzeri yapılar ve hücre zarlarının yapısında bulunuyor. Mesela erkeklik hormonu testosteron, kadınlık hormonu östrojen, D vitamini, safra asitleri ve kolesterol olmadan sentezlenemiyor. A, D, E, K gibi önemli vitaminler, yağ olmadan bağırsaktan emilemiyor. Bu nedenle yağların diyetimizden çıkartılması ya da kısıtlanması, vücut sistemlerinin işlevlerini olumsuz etkiliyor. Çocuklarda ise büyüme ve gelişmeyi büyük ölçüde bozuyor.”

YAĞLARIN ÖZELLİKLERİ

Sanılanın aksine yağı az, dolayısıyla şekeri fazla yiyecekler insanları daha çok acıktırır ve daha çok şişmanlatır!

Margarin: Kimyasal bir ürün olup insan vücudunu yozlaştırır. Son yıllarda bazı margarinlerde trans yağlar çıkartıldı. Onun yerine ‘interesterifikasyon’ denilen ve yine zararlı olan bir yöntem kullanılmaya başlandı. Margarinlerin kolesterol içermemeleri bir üstünlük değil, zaaftır. Zaten bitkisel kaynaklı yağların hiçbiri kolesterol içermez.

Tohumlu sıvı yağlar: Ayçiçek, pamuk, kanola, mısırözü ve soya yağı, omega-6’dan zengin çoklu doymamış yağ asitleridir. Omega-6/omega-3 dengesini, omega-6 lehine bozarlar. Sıcak presten çıkan bu yağların, dokuları yıpratıcı özellikleri de var. Kullanılmamalı ya da çok az kullanılmalıdır.

ZEYTİNYAĞI

* Mükemmel bir yağdır. Halis sızma olanlar tercih edilmelidir (Soğukta donar).

* Salatalarda ve zeytinyağlı yemeklerde kullanılmalıdır. Bütün yemekleri zeytinyağıyla yapmak doğru değildir.

* Riviera ikinci seçenektir (Sıcak baskı).

FINDIK YAĞI

* Riviera zeytinyağına çok benzer özelliklere sahiptir, (O da tekli doymamış yağ asitlerinden zengin); ancak sıcak baskı bir yağdır; ikinci seçenek olarak kullanılabilir.

HAYVANSAL (DOYMUŞ) YAĞLAR

* Oldukça dayanıklı yağlardır. Trans yağ asitleri oranları düşüktür.

Tereyağı: Mükemmel! Mümkünse özgür otlayan hayvanların yağı (köy tereyağı).

* Tereyağının piyasada sahtesi çoktur (Margarin üzerine giydirilmiş). Sahtesi dışarıda bırakıldığında geç erir, bıçakta fazla leke bırakır.

Tereyağının yararları:

* En iyi A vitamini kaynağıdır.

* Yüksek oranda antioksidan (Kolesterol, A vitamini, E vitamini, selenyum) içerir.

* Bol CLA içerir, iltihap karşıtı, antialerjik ve antikanserojen etkileri vardır.

* İyi bir iyot kaynağıdır.

* Diş çürükleri ve osteoporoz riskini azaltır.

* Lesitin yönünden zengindir.

* Urfa yağı da, tereyağı gibi yararlıdır.

KUYRUK VE İÇ YAĞI

* Tereyağı gibi faydalıdır.

BALIKYAĞI

* Hayat iksiridir! Büyük ölçüde omega-3 yağ asidi içerir. Bebeği, hamilesi, genci ve yaşlısına kadar herkes kullanmalıdır.

* Günde en az 1-2 kapsül (0.5-1 gr) kullanılmalıdır. Müzmin hastalıklarda bu miktar hekim kontrolünde 5-6 grama kadar çıkar.

* Balıkyağı şişmanlatmaz. Yaz-kış kullanılabilir.

‘TAŞ DEVRi DiYETi’NiN GENEL iLKELERi

* İki beyazı (şeker ve beyaz un) iyice azaltın, hatta mümkünse hiç yemeyin. Tuzu (üçüncü beyaz) tamamen kesmeseniz de azaltın.

* Her mevsimin taze meyve sebzesini tüketin.

* Özgür dolaşan hayvanların etini, süt ürünlerini ve yumurtasını yiyin.

* Zeytinyağı dışındaki sıvı yağları ve margarini tüketmeyin. Doymuş yağları (tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı) tercih edin.

* Her yiyeceği doğal şekline en yakın olarak tüketin. Paketlenmiş gıdalara itibar etmeyin.

* Toplam diyetin en az yarısını çiğ yiyeceklerden oluşturun.

* Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdaları fazla tüketin.

* Yasaklar haricinde yeme sınırı yoktur. Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz (patlayıncaya kadar değil!).

* Yeteri kadar güneşlenin ya da kan düzeylerini 40-120ng/ml arasında tutacak kadar D vitamini takviyesi alın.

* Omega-3/omega-6 oranınızı artırın. Mutlaka omega-3 takviyesi alın.

* Günde en az 2 litre su için.

* Derin nefes alın, stresten uzak durun, iyi uyuyun.

Prof. Dr. Ahmet Aydın kimdir?

1977’de bitirdiği Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 1988’de doçent, 1994’te profesör oldu. 1993’ten beri İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Beslenmesi ve Metabolizması Bölüm Başkanlığı görevini sürdürüyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir