Sevmekten kim usanır, tadına doyum olmaz Hangi gönül uslanır ah, sevenle oyun olmaz Kaç kere yemin ettim, kaç gönüle de girdim Sensiz yapamıyorum ah, bak yine geri geldim
Begonvil, boy vermiştir şimdi Yasemen, basmıştır Bodrumu Kokusu, geldi rüzgarın Bir kelebek, öptü boynumu Sen şimdi gerdanını, maviye Göğsünü bir yelkenliye Gönlünü ilk önüne, çıkan yaz seferine, bağlamışsındır aaah Vurunca dibine, sakiz rakısının Birazda ağlamışsındır
Bu dağlar bizim dağlar çeşmeli sulu dağlar Burda bir garip yatar Burda bir garip yatar Gör ki işte, ulu dağlar ... Burda bir garip yatar Gör ki işte, ulu dağlar...
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. idareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor.
Teoride Afrika müziğinin Batılılar tarafından sevilmemesi için birkaç tane iyi neden var. İlk olarak Batılılar için armoni çok önemlidir, sonra bunu görsellik takip eder. Ancak Afrika müziğinde armoni ve görsellik arka plandadır, daha çok müziğin ruhuna önem verilir. Böyle bir durumda, Afrika ve Batı müziği arasında füzyon oluşturmaya çalışan sanatçıların karşısında bariz bir önyargı vardır. Fakat son yıllarda söz konusu önyargı birkaç Afrikalı müzisyen tarafından yıkılmıştır. Bu etkileşimin başını 2006 Mart ayında hayata gözlerini yuman, namı değer “Nehrin blues” adamı Ali İbrahim Touré çekmiştir. Ülkemizde pek fazla bilinmeyen veya belki kulaktan dolma bilgilerle tanıdığımız bu sanatçıyı biraz tanıyalım.Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré - Read more
Yaprakları vardı ağaçlarımın Aldığım güllerin dimdik boyunları Hoşuma giderdi ay ara sıra gördüğümde Batmazdı bana bu donuk bakışlar Yine de mutlu ederdi beni Yokluğunla yarattığın rahatsızlıklar
Bir başka, bir başka severdim seni Tanımadan önce
Gidişinle tanıdım dünyayı Sevdim başkalarını Başkaları ki hep sana benzeyen Ama sen de sen değildin rüyalarımda
Leave a Comment