Yazar: CRoM

Vay be!

Kral ve Soytarı

Çok büyük ama aptal bir kral, sert zeminin ayağını acıttığını söyleyip tüm krallığın sığır derisiyle kaplanmasını emretti.
Ancak sarayın soytarısı bu fikre kahkahalarla güldü; o bilge bir adamdı!...

0

Âmâk-ı Hayâl

Aşk üzerine

Aşk birbirinde yok olmaktır,iki iken bir olmaktır birliğe, ermektir.
Aşığın benliği sevgilin zatında yol olacak,
Yunus un deyişiyle;
 "sen çıkarsan aradan 
geriye kalır Yaradan".

0

Vay be!

Gül yaprağı

Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı, kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak veya çan, zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı. İçerideki budist rahip, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı.

0

Âmâk-ı Hayâl

“Bu da geçer Yâ Hû’nun” hikayesi nedir?

Eserde yazanlar (edeb ya Hû, Allah, ah min-el aşk, 
ya Hazreti Mevlana, bu da geçer yâ Hû, hoşgör)
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara, kendisine yardım edecek, yiyecek ve kalacak bir yer verecek biri olup olmadığını sorar.

0

Âmâk-ı Hayâl

Yaşıyorken….

Gömdüm hepsini geliyorum insan yaşıyorken özgürdür. yaklaştım iyice, geliyorum. her insan biraz ölüdür.

0

Âmâk-ı Hayâl

Oysa herkes öldürür sevdiğini…

İnsanımızın yine bir Ezel dizisiyle Ramiz dayının sesinden sevdiği bir şiirdir... Oscar Wilde'in hapishanede yazdığı ve 19 mayıs 1897 de yayımlanan "the ballad of reading gaol" - "Reading Zindanı Baladı" olarak Türkçeye çevrilen eserinden...  Orjinal adı "Yet Each Man Kills The Thing He Loves"  dır ve bir sürü çevirisi olduğu halde neredeyse hiç bir çevirisi beğenilmez. Ta ki bu şiiri

0

Âmâk-ı Hayâl

Bence sen de şimdi herkes gibisin

Nazım'ın okumaya doyulmayacak şiirlerinden birisidir. İnsanı bambaşka duygulara sürükler. Usta Nazım bu şiirinde adeta hakedene hakettiğini verir gibidir. 1918 de yazdığı şiiri okuduğumuzda, geçip/giden/değişenin sadece zaman olduğunu duyguların hep aynı kaldığını goreceğiz.. Kendisini saygıyla anarak şiire geçiyoruz.

0

Vay be!

1000 Misket teorisi nedir?

Genc adam yoğun iş temposundan iyice bunalmıştı. Vakit akşama yaklaşıyordu ama mesai kavramına çok yabancı oldugu icin evine ne zaman gidecegi belli değildi. Basını iki elinin arasina aldı gözlerini sıkıca kapadı. Çok para kazanıyordu. Yoneticiydi bircok insanın imrenerek baktıgı bir konumdaydı. Ama yaşadıgı hayatı hayat olarak görmüyordu. "Bu ne bicim hayat böyle!" diye söylendi kendi kendine Hafta sonlarında dahi evine gidemiyordu. Toplantılar iş seyahatleri yazısmalar ve koşuşturmacayla

0

Âmâk-ı Hayâl

Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak…

İnanıyorum söylediğini candan söylediğine, ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez. Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak, en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak. Madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün sevginin bitmesine insan neden üzülsün? Aşk mı kaderi kovalar, kader mi Aşkı? Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.

0

Load more posts

Top

Search