2012’de 10 yaşındaki çocuklardan oluşan bir bilim sınıfında kazara yeni bir molekül keşfedildi.
irkilata
Daily Mail gazetesine göre; bilimsel ve felsefi bu gizem Sheffield ve Warwick üniversitelerindeki araştırmacılar tarafından açığa çıkarıldı.
ask-i memnu halid ziya usakligil kitap konusu ozeti karakterleri ana fikri olayların şahıslrın değerlendirilmesi görüşler yazar hakkında bilgi
1867 yazının, yüzyıllar sonra dahi hatırlanacak çok tutkulu bir hikaye için milat olacağını kimse tahmin etmezdi…
1983’te Kalp ameliyatı sırasında aldığı bir kan nedeniyle Aids’ten ölen efsanevi Wimbledon oyuncusu Arthur Ashe ye taraftarlardan birisi ölmeden önce bir soru sorar;
Tanrı neden böyle kötü bir hastalık için seni seçti?
Bu büyüleyici eseri anlatmaya sözlerin yetersiz kalacağını Evliya Çelebi yüzyıllar önce notlarında şöyle ifade etmiştir: ”Methine diller kısır, kalem kırıktır”.
Babası öldükten sonra, biz karı koca çalışıyoruz seninle ilgilenemeyiz bahanesiyle seksen yaşındaki hasta annesini huzur evine yatıran oğlu çok seyrek de olsa onu ziyarete gidiyordu.
Faruk Nâfiz Çamlıbel’in ünlü “Han Duvarları” şiirinde, ismi geçen Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış, Sarıkamış’tan sağ dönen bir askerdir aslında.
Yemen cephesinden Sarıkamış cephesine sevk edilen askerlerden olduğu için üzerinde kışlık elbisesi bile yoktur.
*Al karısı kısrak ata biner; atın saçını örer ve terletirmiş.
*Al karısını yakalamak için atın üstüne acı sakız koyar, yakasına iğne batırır, her işte çalıştırırlarmış. Al karısı, yakasındaki iğne çıkarılınca kaybolurmuş.
Bu dağlar bizim dağlar
çeşmeli sulu dağlar
Burda bir garip yatar
Burda bir garip yatar
Gör ki işte, ulu dağlar …
Burda bir garip yatar
Gör ki işte, ulu dağlar…
Tanzimattan evvelki devirde, îstanbulda Padişahtan başka ancak üç kişi, eğer ata tercih ederlerse arabaya binmek hakkına sahip idiler. Bu üç kişi de İlmîye sınıfının en yüksek simaları olan Şeyhülislâm, Rumeli Kazaskeri ve Anadolu Kazaskeri Efendiler idi. Vezirler, devlet ricali ve zata mahsus bahşo lunan bir imtiyaz ile akalliyet âyan ve eşrafı ancak ata binebilirlerdi. Onyedinci asrın ilk yıllarına kadar ricalden sayılmayan memurin, serveti ne olursa olsun halk, büyük şehir içinde ata da binemezdi.











