Aralık 1, 2022

Shakespeare hakkındaki ilginç komplo teorileri

Shakespeare’in eserleri neredeyse bütün dünya dillerinde yayınlanmıştır. Modern edebiyatının başlangıç noktası olarak kabul edilir. Yarattığı derin karakterler, fırtınalı trajediler hala günümüz anlatısının bütün yönlerini etkiler.

Onun hikayelerini sinemalarda, çizgi filmlerde, yeni yazılan kitaplarda görürüz. Shakespeare okuduğunuzda insan ruhunun derinliklerine işleyen bir zeka, geniş bir genel kültür ve tarih bilgisi gözümüze çarpar.

Shakespear’in aslında tarihteki Shakespear olmadığını dair çok sayıda teori üretilmiştir. Peki neden? Bunun temel nedeni çok az eğitim alması ve hayatındaki boşluklardır. Ünlü yazar bir kasaba okulunda sadece 7 yıl eğitim almıştır. Fakat sadece İngilizce diline kattığı yeni kelime sayısı 3000’dir. Bu eğitimde bir insanın Roma, Yunan tarihine bu kadar hakim olması, Avrupa ülkelerindeki edebiyat ürünlerini bilmesi ve bu kadar yetkince değerlendirmesi her zaman şüphelere yol açmış, şüpheler de komplo teorilerini doğurmuştur.

İşte onlardan en meşhur birkaçı:

Sir Francis Bacon
Sir Francis Bacon, Başsavcı ve Lord Şansölye olarak görev yapmış bir bilim adamı, filozof, saray mensubu, diplomat, denemeci, tarihçi ve başarılı politikacıydı. Teori, Bacon’un yazılarında bulunan felsefi fikirler ile Shakespeare’in eserleri arasında algılanan benzerliklere dayanarak ilk olarak on dokuzuncu yüzyılın ortalarında ortaya atıldı. Daha sonra taraftarlar, teoriyi desteklemek için oyunlarda ve şiirlerde yasal ve otobiyografik imalar ve kriptografik şifreler ve kodlar bulduklarını iddia ettiler.

Bu teoriyi ilk ortaya atan Delia Bacon’un çalışmasına göre “Shakespeare” adı altında, gündemleri tiyatro üzerinden monarşiye karşı bir felsefe sistemini yaymak olan Francis Bacon, Sir Walter Raleigh ve Edmund Spenser dahil olmak üzere bir grup yazar yazdı.

Umberto Eco Focault Sarkacı adlı kitabında Shakespeare’in arkasındaki ismin filozof Francis Bacon olduğunu defalarca yazar. İddiaya göre Bacon İngiliz Tapınakçıların bir üyesidir ve eserlerini bu teşkilatın planları doğrultusunda Shakespeare’in gölgesi altında yazar.

Oxford Dükü yazdı teorisi
Shakespeare hakkında 20. Yüzyılda popüler olan iddia, ona ait olduğunu bildiğimiz metinleri yazanın aslında Edward de Vere yani Oxford Dükü olduğudur. İddiaya göre Vere’nin bazı politik sebeplerden dolayı kimliğini gizlemesi gerekiyordu. Maaşının kraliçe tarafından ilginç bir şekilde arttırılması bu iddiaları güçlendiriyordu. Bu iddia 2011 yapımı Anonymous filminde ele alındı.

Shakespeare bir kadındı
Shakespeare’in aslında Londra’da yaşayan koyu saçlı Yahudi bir kadın olduğu da iddia edildi. Shakespeare uzmanı yazarlardan John Hudson, son kitabı Shakespeare’in Karanlık Kadını’nda, dünya edebiyat tarihine yön vermiş yazarın gerçek kimliğinin Amelia Marcel adında bir kadın olduğu teorisini anlattı. Yazar bazı şiirlerini erkekler için yazmıştı.

Christopher Marlowe
İkinci bir iddia ise Shakespeare’in oyunlarının aslında oyun yazarı Christopher Marlowe’a ait olduğuydu.
California Claremont Koleji Profesörü Ward Eliot’un öncülüğünde yapılan bilgisayar destekli araştırmada Shakespeare’in eserlerindeki kelime ve söz kalıpları şüphe edilen yazarların eserleriyle karşılaştırıldı. Uzmanlar Marlowe’un cümleleriyle Shakespeare’in cümleleri arasında büyük benzerlik buldu. Bu çalışma Shakespeare’in arkasındaki ismin Marlowe olduğu iddialarını güçlendirdi. İddiaya göre Marlowe ateist olduğu için hapse atılacaktı. Kendisine bir bar kavgası sonrası öldü süsü verdi ve Shakespeare’in gölgesi altında yazılarını yazmaya devam etti. Başka bir iddiaya göre de Shakespeare’in sahtekâr olduğunu anlayan Marlowe bizzat Shakespeare tarafından öldürüldü.

Birçok yazarın aynı anda tek isim kullandığı iddiası
Bir iddia da bu listede bahsettiğimiz Edward de Vere, Christopher Marlowe, Sir Francis Bacon ve bunların dışında William Stanley ve Roger Manners gibi yazarların hepsinin aynı anda Shakespeare’in ismini kullandığıydı.

Aslında Arap’tı
Kaddafi’ye göre Shakespeare aslında Arap ve Müslümandı. İsmi ise Şeyh El Zübeyr’di. Bu iddianın sebebi de Shakespeare’in eserlerinde oyunlarının Sufilik’ten izler taşıdığı düşüncesiydi.

Casustu
İddiaların sonuncusu da Shakespeare’in aslında sarayda bulunan bir casus olduğuydu. Bu iddianın ortaya çıkmasının sebebi Shakespeare’in oyunlarında sarayda olan biten hakkında oldukça önemli ayrıntıları biliyor olmasıydı.

Shakespeare Müslümandır, gerçek adı Şeyh Pir’dir.
Beyaz TV ekranlarına çıkan Kadir Mısıroğlu, Shakespeare için “gizli müslüman” dedi ve gerçek adının “Şeyh Pir” olduğunu iddia etti. kaynak burada

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: