Sarı Gelin
Bu dağlar bizim dağlar
çeşmeli sulu dağlar
Burda bir garip yatar
Burda bir garip yatar
Gör ki işte, ulu dağlar ...
Burda bir garip yatar
Gör ki işte, ulu dağlar...
Dale mamasita
Baby, sen bi' 10'sun, o body makina
Bu nasıl bi' aşk? Hapset beni beni bir daha
Hikâyemiz belli girl, yazılmış çok kitap (oh, oh)
10 yıldan daha önce bunu bu sayfada yayınlamışım.. (ki...Soru (yeniden) - Read more
Sen bendin kim gibi yanıldınSen herşeydin kim gibi darıldınLütfen...Eyvallah - Read more
Sen de tek sevgilim aklıma düştün
Nazende Sevgilim Değdi saçlarıma bahar gülleri Nazende sevgilim yadıma düştün...Sen de tek sevgilim aklıma düştün - Read more
Sevmekten kim usanır, tadına doyum olmaz
Hangi gönül uslanır ah, sevenle oyun olmaz
Kaç kere yemin ettim, kaç gönüle de girdim
Sensiz yapamıyorum ah, bak yine geri geldim
Begonvil, boy vermiştir şimdi
Yasemen, basmıştır Bodrumu
Kokusu, geldi rüzgarın
Bir kelebek, öptü boynumu
Sen şimdi gerdanını, maviye
Göğsünü bir yelkenliye
Gönlünü ilk önüne, çıkan yaz seferine, bağlamışsındır aaah
Vurunca dibine, sakiz rakısının
Birazda ağlamışsındır
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. idareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor.
Aşk - Read more
UB40'ın unutulmaz parçası Red Red Wine'ı unutmak olurmu hiç?
Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré
Teoride Afrika müziğinin Batılılar tarafından sevilmemesi için birkaç tane iyi neden var. İlk olarak Batılılar için armoni çok önemlidir, sonra bunu görsellik takip eder. Ancak Afrika müziğinde armoni ve görsellik arka plandadır, daha çok müziğin ruhuna önem verilir. Böyle bir durumda, Afrika ve Batı müziği arasında füzyon oluşturmaya çalışan sanatçıların karşısında bariz bir önyargı vardır. Fakat son yıllarda söz konusu önyargı birkaç Afrikalı müzisyen tarafından yıkılmıştır. Bu etkileşimin başını 2006 Mart ayında hayata gözlerini yuman, namı değer “Nehrin blues” adamı Ali İbrahim Touré çekmiştir. Ülkemizde pek fazla bilinmeyen veya belki kulaktan dolma bilgilerle tanıdığımız bu sanatçıyı biraz tanıyalım. Blues’un DNA’sı: Ali İbrahim “Farka” Touré - Read more
Yaprakları vardı ağaçlarımın Aldığım güllerin dimdik boyunları Hoşuma giderdi ay ara sıra gördüğümde Batmazdı bana bu donuk bakışlar Yine de mutlu ederdi beni Yokluğunla yarattığın rahatsızlıklar Tanımadan önce - Read more
by CRoM Kasım 20, 2019
Bu dağlar bizim dağlar
çeşmeli sulu dağlar
Burda bir garip yatar
Burda bir garip yatar
Gör ki işte, ulu dağlar ...
Burda bir garip yatar
Gör ki işte, ulu dağlar...
by CRoM Kasım 7, 2019
Tanzimattan evvelki devirde, îstanbulda Padişahtan başka ancak üç kişi, eğer ata tercih ederlerse arabaya binmek hakkına sahip idiler. Bu üç kişi de İlmîye sınıfının en yüksek simaları olan Şeyhülislâm, Rumeli Kazaskeri ve Anadolu Kazaskeri Efendiler idi. Vezirler, devlet ricali ve zata mahsus bahşo lunan bir imtiyaz ile akalliyet âyan ve eşrafı ancak ata binebilirlerdi. Onyedinci asrın ilk yıllarına kadar ricalden sayılmayan memurin, serveti ne olursa olsun halk, büyük şehir içinde ata da binemezdi.
by CRoM Ekim 7, 2019
Azman Dede Balıkesir`de son gömdüğümüz Çanakkale gazisi İvrindi'nin Mallıca köyünden.. 104 yaşında idi.
by CRoM Ekim 3, 2019
Osmanlı padişahlarının her hafta cuma namazı kılmak maksadıyla câmiye çıkışları, imparatorluk hayatının en debdebeli merasimlerindendi.
by CRoM Ekim 2, 2019
Tersane havuzlarına gemi alınınca, havuzların suyu, makinelerle değil, gayet büyük bostan dolaplariyla boşaltılırdı. Havuzların yanıbaşında bulunan bu dolaplara da "Havuz dolabı" adı verilirdi ve dolaplara mandalar koşulurdu.
by CRoM Eylül 30, 2019
Abdülhamit zamanında ve Meşrutiyette memur maaşları her ay muntazam olarak verilmezdi. Maaş çıkması bir mesele, memurlar için adeta bir bayramdı; memurların çoğu maaşlarını sarraflara faizle kırdırır, sıkıntı içinde yaşarlardı.
by CRoM Eylül 27, 2019
1.Dünya Savaşı sırasında şehit düşen vatan evlatlarının yetim çocukları Darü’leytamlar'da büyütülüyordu. Osmanlı'nın dar’üleytamlara iaşe vermekte zorlanması, yetim çocukların Almanya’ya gönderilmesi ve çıraklık programına tabi tutulması planını ortaya çıkardı. Ancak bu plan düşünüldüğü gibi yürümedi ve vatan evlatlarının hazin hikayeleri ortaya çıktı. Çıraklık için gönderildiğini düşünen Osmanlı yetimlerinin büyük kısmı madenlerde ağır şartlarda çalıştırılmaya başlatıldı. İnce bir giysiyle karın tokluğuna çalışan Osmanlı yetimleri kısa zamanda hastalanıp ölmeye başladılar. Çünkü beslenemiyorlardı da. Domuz etinin ucuzluğu nedeniyle Almanlar sıklıkla domuz çorbası içerken bahtsız Osmanlı yetimleri bu çorbalara el sürmüyordu. Kimi öldü, kimi kaçtı, kimi yakalanıp tekrar madenlerine teslim edildi. Projenin başarısızlığı sonucu kalanlar trenlere bindirilip ülkesine geri gönderildi. İşte bu yazı kara bahtlı Osmanlı yetimlerini konu alan 2014 yılı Toplumsal Tarih dergisinde çıkan bir araştırmadır.
by CRoM Eylül 27, 2019
Kaşıkçı Elması İsmi nereden geliyor, Kaşıkçı Elmasının garip hikayesi. Dünyanın tanınmış elmaslarının birer tarihçesi, macerası vardır. Bu arada bazıları kanlı ve uğursuz olarak meşhurdurlar. Türk hâzinesinde Kaşıkçı Elması diye anılan kıymetli taşın hikâyesini, on sekizinci asrın m üverrihlerinden Raşit, şöylece naklediyor;
by CRoM Eylül 26, 2019
21 Cemaziyelevvel 1249 yani 6 Ekim 1833 tarihli Takvim-i Vekai gazetesindeki birkaç sütunluk haberde, Tırnova Naibi Ahmet Şükrü Efendi'nin yazdığı bir mektup yayınlanmıştır.Mektuba göre Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan bir şehir olan Tırnova'da cadılar türemiştir.
by CRoM Eylül 20, 2019
Yavuz Sultan Selim, Mısır seferine giderken, yolu Konya’nın Çumra ilçesindeki Dedemoğlu köyüne düşmüştür. Sultan, ordusunun önünde ilerlemektedir. İhtiyar bir köylü görüntüsündeki Dede Molla’yı tarlasını sürerken görür ve yaklaşıp selam verir.
by CRoM Eylül 19, 2019
Barbaros Hayreddîn Paşa; Bu Araplar, cenk sanatını bilmez bir kavimdirler. Çölde çapulculuk yapmakla ordu hâlinde cenk etmeyi aynı şey sanırlar.
by CRoM Eylül 19, 2019
Havacı bu beklenmedik karşılaşma için "Bugüne kadar hiç bu kadar hızlı bir şey görmemiştim" diyor